Hayvanlar konuşabilir mi?

Çeviri -

Hayvanlar konuşabilir mi?



  • Hayvanlar da insanlar gibi konuşabilir mi? Daha önemlisi hayvanlar konuşulanı anlayabilirler mi? Bazı evcil hayvan sahiplerine hem iyi, hem de kötü bir haberimiz var: evet hayvanlar kuşkusuz iletişim kurabilirler fakat onların iletişim kurma biçimleri insanlarınkiyle daima benzeşmez. Biliminsanları hayvanların iletişim kurma biçimlerini ve becerilerini inceleyerek doğadaki pek çok türün kendine özgü iletişim biçimine sahip olduğu kanıtlamıştır. Peki bunları insan diliyle kıyaslamak, benzerlik kurmak mümkün mü?


Yerli ve milli kedimiz Kötü Kedi Şerafettin tekelden bira alabiliyorsa
konuşabiliyordur da!


İnsanlar sıklıkla yeni kelimeler öğrendiklerini dile getirirken, asla yeni bir cümle öğrendiklerini ifade etmez. Böylece insanların öğrendikleri sesler ve sözcükler vasıtasıyla birbirinden benzersiz ve sonsuz sayıda yeni ifadeler türetebilir, yeni karşılaştıkları durum ve varlıklara isimler yaratabilir, sonsuz olasılıktaki olaylar üzerine yorumlar getirebilir ve bu yolla kendini yaratıcı şekillerde ifade edebilir. Buna karşılık olarak hayvanlar bu yeteneğe sahip değildir. Örneğin ağustos böcekleri dört, maymunlar ise otuz altı farklı durumu çeşitli sinyaller vasıtasıyla ifade edebilir fakat bu sinyallerin sayı ve anlamları sabittir. Bu hayvanların bu sinyaller vasıtasıyla yeni sinyaller oluşturması mümkün değildir. Bir kedi çeşitli şekillerde miyavlayarak yeni ve anlamlı ifadeler ortaya koyamaz ve ses tellerini kullanarak kendine özgü yeni bir dil yaratamaz. Bir tür kemirgen olan çayır köpekleri bir avcının neye benzediğini, boyutunu, nerede olduğunu, ne hızla yaklaştığını ve hatta elinde bir silah olup olmadığını bile kendi türündeki diğer hayvanlara anlatabilir fakat avcının özellikleri haricinde kalan başka detayları türdeşleriyle paylaşamaz.


      Avcı gören masum çayır köpeği.



Her ne kadar konuşamasalar da kediler bizim en iyi dostlarımız.


Hayvanların çıkardıkları sesler harfler gibi bileşenlerine ayrılamaz. Örneğin ‘toka’ kelimesini oluşturan sesler ve harfler 'kot,' 'kota,' 'tok,' 'tako,' 'okta' gibi pek çok şekilde türetilebilir. Öte yandan bir kedinin çıkardığı miyav sesi ‘yamiv’ ve ‘imvay’ şeklinde yorumlanamaz. Aynı şekilde cümle bazında 'çiçek şu anda masanın üzerinde' ile 'masa şu an çiçeğin üzerinde' ifadeleri de farklı anlamlara gelir. Hayvanlarda cümle kurma gibi bir beceri bulunmadığından, bunları bileşenlerine ayırıp türetmek de haliyle söz konusu değildir.


Kediler miyavlayarak 'yarın doyasıya uyuyacağım' ya da 'eskiden mamalar daha güzeldi, şimdikiler tatsız tuzsuz' gibi cümleler kuramazlar. Bir kedi miyavladığında, ancak ve ancak söz konusu ana ilişkin bir mesaj aktarabilirken geçmişe gönderme yapamaz, hayallerinden bahsedemez, o anki durumla alakası olmayan bambaşka bir konudan bahsedemez. Dışarıda cıvıl cıvıl öten cırcır böceklerinin de hatıralarını anlatmadığından emin olabilirsiniz. Öte yandan, insanlar olarak her an ve her durumda, o anki durumla alakası olan veya olmayan çeşitli şeylerden söz edebilir, herhangi bir zamana atıfta bulunabilir, hayali varlıklar hakkında konuşabilir veya susma hakkımızı kullanabiliriz. Özetle insanların geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek olmak üzere farklı zamanlardan söz etme yeteneği vardır.


Kemanist köpekler kaplanları rahat bırakın.


Bir kaplan yavrusunu bir köpek büyütürse, o yavru büyüyünce havlama yeteneğine sahip olamaz. Bir hayvan hangi ortamda kim tarafından büyütülürse büyütülsün, isterse yalnız büyüsün, belli bir olgunluğa ulaştığı vakit kendi türünün sesini çıkarma yeteneğine sahip olur. Fakat insanlarda bu durum daha farklıdır. Örneğin bir Çinli bebek eğer doğduğu günden itibaren Amerikalı bir aile tarafından büyütülürse, konuşacağı dil Çince değil İngilizce olacaktır. Çünkü insanlarda dil, aileden kalıtımsal aktarılan ya da içgüdüsel ortaya çıkan bir şey değil, kültürel olarak edinilen bir unsurdur.


Hayvanların iletişim sistemiyle insan dilinin, bahsedilen özellikler sebebiyle pek çok farkı bulunduğu aşikar. Peki hayvanlara insan dilini öğretmek, bu yolla onlarla iletişim sağlamak mümkün mü? Papağanlar ve muhabbet kuşları aslında bir çeşit ses kayıt cihazıdır! Her ne kadar insan dilinin çok benzeri bir ses becerisine sahip olsalar da, yeterli miktarda duydukları ses topluluklarını birebir kopyalamak haricinde bir bilişsel dil becerisine sahip değildirler. Örneğin, 'merhaba cicikuş nasılsın bugün' ve 'mama yer misin' sözlerini öğrenmiş olan bir papağan, öğrendiği bu cümleleri kullanarak 'nasılsın cicikuş mama var yer misin bugün' gibi bir cümle oluşturamaz çünkü bu cümlelerin anlamını analiz edecek kapasiteye sahip olmadığı gibi, insan diline özgü becerilerinden de yoksundur.



Muhabbet kuşları her ne kadar bir insan gibi konuşamasalar da gayet iyi kaykay sürebildikleri bilinen bir gerçektir.


Benzer biçimde, bir muhabbet kuşunun sorulan soruyu değerlendirerek, bilgi ve tecrübesiyle cevap üretebilmesi, iç dünyasında olan biteni ifade edebilmesi mümkün değildir. 'Kedi' ve 'kediler' çiftini öğrenen bir çocuk, daha sonradan öğrendiği 'köpek' kelimesini kendiliğinden 'köpekler' biçiminde çoğul hale getirebilir. İnsan sesini taklit edebilen hayvanlar bu yeteneğe sahip değildir. Birtakım hayvanların eğitildiğinde yapabildiği nesne getirme, koşma, zıplama, oturma gibi eylemlere bakacak olursak, bunlar da belli sinyallerin belli eylemler ile eşleştirilmesi neticesinde meydana gelir. Başka deyişle, 'tut oğlum' diye komut verdiğiniz köpeğiniz, tutma eylemini zihninde değerlendirip onu yapmaya karar verdiği veya oğlum kelimesinin sıcaklığını kalbinde hissedip ikna olduğu için değil, sadece bu sesi otomatik olarak belli bir hareket ile eşleştirmeye alıştığı için o şeyi yapıyordur. Dolayısıyla, yaptığı eyleme herhangi bir yorum getirmesi, eylemden vazgeçmesi veya gidip başka bir şey yapmaya karar vermesi de ihtimal dışıdır.


Şempanze ve benzeri primatların insan düzeyine nispeten daha yakın bir beceri gösterdiğini söylemek mümkün olsa bile, yine de insanların sahip olduğu dil becerisine sahip değiller. Primatların dil ve gırtlak yapıları, insan dilinin seslerini çıkarmaya zaten uygun olmadığından, biliminsanları onlara Amerikan işaret dilini öğreterek bilişsel düzeylerini ölçme yoluna gitmişlerdir. Washoe, Koko ve Nim Chimpsky adındaki şempanzelere bu dili öğretme çalışmaları, iki işaretin türetilmesi gibi ufak başarılar sağlamışlardır fakat becerileri bunun ötesine geçememiştir. Sonuç olarak, bir insan evladının gösterdiği dil öğrenme ve kullanma becerisi primatlarda ve dolayısıyla diğer hayvan türlerinde yoktur.

Goril Koko kitap bir insan gibi konuşamıyordu ama çok iyi kitap okuyordu.                                    


1
0
0
0
0
0
0

comment-ollang OLLANG ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

ollang-avatar

FACEBOOK ÜYELERİ NE DİYOR?