İsviçre'den mütevazı bir yazar: Rolf Lappert

Söyleşiler -

İsviçre'den mütevazı bir yazar: Rolf Lappert

İsviçre edebiyatının parlak isimlerinden Rolf Lappert’ın Türkçede sadece bir kitabı var aslında. 2011 yılında yayımlanan bu kitabı ve pek tanımadığımız, ödüllü ve mütevazılığıyla dikkatimizi çeken bu yazarı mercek altına aldık…

Çocukluğunda ressam olmaya meraklıydı Rolf Lappert; ressam olamadı ama üniversitede grafik tasarım bölümünü okudu. Ailesi sanatçı olmasını destekliyordu elbet fakat her anne baba gibi önce mesleğini eline almasını istiyorlardı. İlk olarak onların isteğini yerine getirdi, grafik sanatçısı olarak çalışmaya başladı. İçindeki yazma arzusunu bastıramayacağını biliyordu, hayatı bir şekilde yazmaya doğru sürükleniyordu. 20’li yaşlarında yazmaya başlamadan önce yüzlerce kitap okuduğunu ve yazmak için öncelikle okumanın gerekli olduğunu söyleyen Lappert, henüz 18 yaşındayken Ernest Hemingway ve Charles Bukowski’ye hayranlık duyuyordu. Ona göre, bu iki yazarın eserlerinde öne çıkan biçemleri dolambaçsızdı, açıktı ve anlattıkları hikâyeler hayat doluydu. Zaman geçtikçe Lappert’in biçem ve kompozisyonla ilgili beklentileri de olgunlaştı ve hem hayranlık hem de saygıyla önlerinde eğilerek Philip Roth, Vladimir Nabokov, John Updike ve Kurt Vonnegut gibi büyük yazarların eserlerini okumaya başladı.

Eserleri ve edebiyat hayatı

1958 doğumlu yazar, ilk romanı Folgende Tage’yi (Sonraki Günler olarak çevrilebilir) 24 yaşında yayımladı. 1984’te yayımladığı Passer romanını, 1994’te Der Himmel der perfekten Poeten (Mükemmel Şairlerin Cenneti olarak çevrilebilir) ve 1995’te Die Gesänge der Verlierer(Kaybedenlerin Şarkısı olarak çevrilebilir) romanları izledi. Yazarın ayrıca 1982 yılında yayımladığı Die Erotik der Hotelzimmer (Otel Odalarının Erotizmi olarak çevrilebilir) ve 1986’da yayımladığı Im Blickfeld des Schwimmers (Yüzücünün Görüş Açısında olarak çevrilebilir) olmak üzere iki de şiir kitabı var. Lampert, 1995 yılından sonra uzun bir süre yazmaya ara verip yakın arkadaşıyla İsviçre’nin Aarburg şehrinde bir caz kulübü kurup işletti. 1996 ile 2004 yılları arasında senaryo yazarlığı yaptı, İsviçre’deki televizyon dizileri için senaryo yazdı. Lappert, 2008 yılında yayımladığı Eve Yüzmek (Almancada “Nach Hause Schwimmen”, İngilizcede “Swimming Home”) adlı romanıyla edebiyat dünyasına başarılı bir dönüş yaptı. 2010 yılında çıkardığı Auf den Inseln des letzten Lichts (Önceki Gecenin Adalarında olarak çevrilebilir) adlı romanının ardından Lappert, 2012 yılında Pampa Bluesadlı çocuk kitabı 2012 yılında okurlarla buluştu. Yazarın Türkiye’de -ne yazık ki- sadece Eve Yüzmek romanı Türkçeye çevrilip basıldı. Akademisyen ve çevirmen Çağlar Tanyeri’nin Türkçeye Eve Yüzmek adıyla kazandırdığı roman, 2011 yılında Ayrıntı Yayınları etiketiyle Türkiye’deki okurlarla buluşmuştu.

Haberin devamı için: https://t24.com.tr/k24/yazi/mutevazi-bir-yazar-rolf-lappert,20 

Yazar: Cansu Canseven 

1
0
0
0
0
0
0

comment-ollang OLLANG ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

ollang-avatar

FACEBOOK ÜYELERİ NE DİYOR?