Martin Luther: Bir Reformistten Çok Daha Fazlası

Söyleşiler Çeviri -

Martin Luther: Bir Reformistten Çok Daha Fazlası





“Çaldığın o kalbi, yerine koy lütfen.


Eğer hislerinden pek emin değilsen.” A. Luther



Öngördüğü reform hareketi ile Ortaçağ Roma Katolik Kilisesi’nin tahtını sallayan Martin Luther’in (1483 - ∞), Hıristiyanlık tarihinde olduğu kadar çeviri tarihinde de büyük öneme sahip olduğunu kimler biliyor? Çok azınız biliyorsunuz, o sebeple okuyun da öğrenin bir zahmet!


Martin Luther’in Tevrat’ı Almancaya çevirmesi, 1517 gibi erken bir tarihe dayanıyor.  1521’te Wartburg’da hapsedildiğinde ise, İncil’in tercümesini yapmaktaydı. Bu büyük girişimin başarıya ulaşması çok kısa bir zaman aldı. Luther, çevirilerine Tevrat ile devam etti. İncil’in 1534 yılında tamamlanan son çevirisi, bir miktar gözden geçirilmiş olmakla birlikte, bugün Almanca konuşulan ülkelerde halen kullanılmakta ve anlaşılmaktadır.

Kutsal Kitap söz konusu olduğunda, Roma Katolik Kilisesi kitabın 'doğru' kabul edilen şeklinin muhafaza edilmesine her şeyden fazla önem veriyordu. Öyle ki, kilisenin doğru bulduğu yorumdan uzaklaşan herhangi bir çeviri, sapkın kabul edilerek sansürleniyor veya yasaklanıyordu. Dönemin bazı çevirmenleri, bu konuda çok büyük talihsizlik yaşamışlardır. En ünlü örnekler, İngiliz ilahiyatçı-çevirmen William Tyndale ve Fransız beşeri bilimci Etienne Dolet'in başına gelenlerdir. Tyndale, 1536 senesinde İncil’i İbranice ve Yunanca’dan çevirdiği için boğazlanarak öldürülüp ardından yakıldı. Yine ateşe verilerek öldürülen Dolet’in idamında ise, yapmış olduğu çeviri kitapları kullanılmıştı. Böyle bir ortamda, her Hıristiyan’ın İncil’i kendi vicdanına göre yorumlayabileceğini düşünen ve bu yolda çalışmalar yapma niyetinde olan Martin Luther’i zor bir görev bekliyordu.


Luther, beşeri bilimlerin büyük bir öneme sahip olduğu Erfurt Üniversitesi'nde eğitim gördü. Alman reformist ve ilahiyatçı Melanchthon ve çeviri girişiminde payı bulunan diğer kişiler kadar yetenekli değilse de, İbranice, Yunanca ve Latince hakkında iyi bir bilgi birikimi edindi. Ayrıca, Alman dilinin günlük, siyasi ya da diplomatik kullanımıyla ilgili çok detaylı, derin bir bilgiye sahipti:


Kutsal Kitabı çevirirken, saf ve anlaşılır bir Almanca kullanmaya çalıştım. İçime sinen uygun bir ifade biçimi bulmak, kimi zaman dört haftamı alırdı. (…) Üstelik, yalnız başıma da çalışmadım; kendime her yerden asistanlar buldum. Yunanca veya Latince değil, Alman diliyle konuşmaya çalıştım. Bunu yapabilmek için, Latince metinlerin üslubundan kurtulmak gerekiyor. Ev hanımları, sokakta oynayan çocuklar, yolda yürüyen insanlar bunu okuyup bir şeyler öğrenebilmeliler; nasıl konuşulacağını ve tercüme yapılacağını öğrenmek ise onları dinlemekten geçiyor, böylelikle sizi anlayabilir ve sizin dilinizi konuşabilirler.


Son olarak, Luther'in teolojik bakış açısı, en yaygın Latince çeviri olan Saint Jerome'un tercümesinden çok daha farklı ifade biçimleri meydana getirmiştir.



“Na bak ben burada yazdım. Ama okuyan yok ki… Başımıza taş yağacak taş, ey cemaati müslimin…”

Martin Luther




Çeviri Sürecinde Temel Adımlar


1517 gibi erken bir tarihte Luther, Kutsal Kitabın birtakım bölümlerini çoktan çevirmişti. Çevirinin kalitesini gördüğünde hayrete düşen Melanchthon, Luther'i daha sistemli bir çalışma yapmaya ikna etti. Wartburg’da hapis tutulduğu 1521 yılında Luther, Erasmus’un eski Yunanca İncil’inin ikinci baskısına (1517) dayanarak ve onun kitabı Latince'ye çevirirken yaptığı bazı sözcük tercihlerinden ilham alarak İncil’i tercüme etti.


1523'te Musa’nın Beş Kitabı’nı, 1524'te ise kökeni İbranice yazılmış Tevrat’a ve onun Yunanca çevirisine dayanan Mezmurlar’ı çevirdi.


Daha sonra, haftada bir toplanan bir grup çevirmenle birlikte (Caspar Cruciger, 1504 - 1548; Justus Jonas, 1493 - 1555; Mattaus Aurogallus, 1490 - 1543), Tevrat’taki diğer tüm kitapların tercümesini yaptı. Bu büyük çalışma 1534'te tamamlandı, ilk baskı çabucak satıldı. Devamında Luther’in ömrü boyunca pek çok baskı yapıldı. 1546 yılında, İncil'in 93 şehirde yayınlanmış 500.000 kopyası mevcuttu.


Kutsal kitap çevirisi yapan her tercüman gibi Luther de zorlu bir görevle karşı karşıyaydı ve bu sebeple de her daim eleştirilere maruz kalmıştır. İbranice ve Yunanca yazılmış olan orijinal metinlere sadık kalmaya azami özen gösteren Luther’in, bu metinlerdeki şiirsellik ve müzikalliğe dair farkındalığı da dikkate değerdir. An Open Letter on Translating (Çeviriye İlişkin Açık Mektup) adlı kitabı, Luther’in çalışma yöntemleri hakkında bazı değerli ipuçları veriyor. Çevirilerinde yaptığı sözcük ve ifade seçimlerini, ilahi görüşlerini açıkladığı vaazlarında sık sık ve açıkça ortaya koymuştur.

Luther Çevirilerinin Etkisi


Kullanmış olduğu dil sayesinde, Luther'in çevirisi Almanca konuşulan ülkelerde reform hareketlerinin yayılmasında hayati öneme ve büyük bir başarıya sahiptir. Eseri, Alman dilinin gelişimi üzerinde dikkate değer bir etki yaratmıştır. Dile ait farklı lehçeler, edebi ve şiirsel nitelikler taşıyan Yüksek Almanca'da birleştirilmiştir.


Hatasız bir çeviri, elbette mümkün değildir. Luther’in çevirilerinde bulunan hatalardan bazıları hızla düzeltilmiş, bir kısmı ise dilbilim ve İncil tefsirine ilişkin gelişmeler ile birlikte belirgin hale gelmiştir. Luther'in çevirisi kapsamlı bir şekilde gözden geçirilmiş olmasına rağmen, Almanlar tarafından güncel olarak kullanılan şekli Luther’in reformcu teolojik yaklaşımını büyük ölçüde muhafaza etmektedir. Bu da, halk arasında sıklıkla dile getirilen ‘Alman yapıyor abi.’ sözünü bize hatırlatmıştır.


“Sağol canım siz hiç bozmayın. Yeni övdüm de Geldim. … Övdüm de geldim diyorum, ısrar etme lütfen.”


Sağol canım siz hiç bozmayın. Yeni övdüm de geldim… Yavrum yeni övdüm diyorum, ısrar etme lütfen başka zaman Alman överiz.”
Anonim


Vay be, ne adammış bu Luther!


Martin Luther (ruhu şad olsun) kalemin kılıçtan keskin olduğunu bütün din adamlarına öğreten çevirmendir. Ki o din adamları, ‘ölümden sonra ne var?’ sorusuna Eflatun’un çevirilerinde yaptığı açıklamaya dayanarak rien du tout (‘hiçbir şey’) diye cevap veren Étienne Dolet’yi (1509 - 1546) canice yakarak öldürmüştü. Kiliseye ve dogmalara meydan okuyan aslan yürekli Martin Luther, asrımızı etkileyen hümanizm (insan-merkezcilik) ve Protestan Reformu ile tarihin akışını değiştirmiştir. Aralarında ilk defa İncil’i İngilizceye çeviren William Tyndale’in (1490 - 1536) de bulunduğu merhumların adeta intikamını almıştır diyebiliriz. Luther’in çevirisi her ne kadar Katolik kilisesini tarihin tozlu raflarına tümüyle kaldırmasa da, günümüzde en aktif ve en çok kabul gören Protestanlık akımının başlamasına yetmiştir. Bu sebeple Luther adamdır! Işıklar içinde uyu Luther, senin gibisi bir daha gelmez.



“Almanlıktan aldığım tadı hiçbir şeyden almadım… Belki bilardo…
Ama yok lan Almanlık daha güzel.”
Adolf Hitler

1
0
0
0
0
0
0

comment-ollang OLLANG ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

ollang-avatar

FACEBOOK ÜYELERİ NE DİYOR?