Tercüme Bürolarına Doğru Gelmeye Son!

Yeni nesil bir teknoloji şirketi olarak, yaşadığımız en önemli zorluklardan bir tanesi, müşterilerimizi bu yeni nesil platforma adapte etmek oluyor. Herkes ilk başta duydukları karşısında çok hevesleniyor. Sisteme dosya yükleyerek teklif alabiliyor olmaları en hoşlarına giden ve en pratik çözüm oluyor… Ama her şey sonuç olarak yine lafta güzel kalıyor ve günün sonunda çoğu hizmet alan dosyalarını sisteme yüklemeden önce, bizlere mail atarak teklif talep ederek, gönüllerinde bir klasikçi yattığını da göstermiş oluyor

Bunu bir üst boyuta taşıyanlarsa, bana bu metni yazmak için ilham verenler oluyorlar. Zira onlar, mail atmayı bırakın, direk “ofise” doğru gelmeye çalışıyorlar.

Bir Cuma sabahı ofise varıyorum, saat 11:00 gibi telefonum canhıraş çalıyor, ve olaylar gelişiyor:

Ben: Efendim?
Müşteri: (Nefes nefese, konuşmakta zorlanıyor ve belli ki bir taraftan koşuyor, kan ter içinde kalmış bir şekilde) Merhabalar, ben çeviri yaptıracaktım, yani yeminli kaşeli iş lazım!!

Ben: Merhaba beyefendi, ilginiz için çok teşekkürler, hangi dile çeviri ihtiyacınız var?

Müşteri: Ama benim işim çok acil ben sizin web sitenizle falan uğraşamıyorum şimdi pasaport çevirisi zaten, web sitesinde Maslak’ta olduğunuzu gördüm, şimdi metrodan çıktım size doğru geliyorum, ama çok acil yapılması lazım, benim konsolosluğa bir saat içinde yetişmem gerekiyor. Ben geleyim siz yapın.

Ben: Beyefendi lütfen bir saniye soluklanmanızı rica edebilir miyim? BANA DOĞRU GELMENİZE GERÇEKTEN HİÇ GEREK YOK! Biz çeviri şirketi olarak müşterilerimize zaten bunu sağlamaya çalışıyoruz. Siz lütfen biraz durun ve sakin olun, ben size şimdi dosyanızı saniyeler içinde yükleyeceğiniz www.ollang.com linkimizi iletiyorum, oraya pasaportunuzun görselini yükleyin, çeviriniz 10 dakika içerisinde mail adresinize iletilecektir. Anladığım kadarıyla İngilizce’ye çeviri istiyorsunuz.

Müşteri: (Bir anda o panik hali kesilir, olduğu yerde kalakaldığı her halinden anlaşılıyordur) Aa, öyle oluyor mu? Tamam süpermiş o zaman, evet İngilizce istiyorum. Ama gerçekten bir saat sonra konsoloslukta olmam lazım.

Ben: Tamam, o zaman buraya gelerek zaten vakit kaybetmiş olacaksınız, ben size dosyanızı gerekirse kurye ile de ulaştırırım eğer aslı gerekecekse, siz bence bir an önce konsolosluğa doğru gidin. Tercüme işini Ollang’e bırakın.

Müşteri: (Hala şaşkın, duyduklarının gerçek olmasını istiyor, tüm bu olanlara inanmak istiyor) Tamam, ben yine de şimdi burada kalayım, size dosyayı ilettikten sonra çıkarım. Ama ödeme için yine gelmem gerekmeyecek mi?

Ben: Kesinlikle gerekmeyecek, ben sizin yerinize sistemden link oluşturacağım, onu da ileteceğim. Online olarak kartınızla ödeme yapabileceksiniz.
Müşteri: (Daha da şaşkın, gözlerinin büyüdüğünü bile hissediyorum) Aa, ee, şey.. tamam çok güzel aslında, yani alışveriş yapar gibi mi?

Ben: Kesinlikle, aynen alışveriş yapar gibi.

Müşteri: (Hala şaşkın, ama aynı zamanda mutlu) çok güzel, ben sizden haber bekliyorum o zaman.

Ben: Siz telefonu kapatır kapatmaz notu bırakmış olacağım. İyi günler!

Telefon görüşmesi böyle tamamlanırken, akabinde ben gerekli tüm aksiyonları alıp, gerçekten tam 10 dakika sonra imzalı ve kaşeli olarak çevirisini sistem üzerinden iletirim, ödeme yapabilmesi için sistem üzerinden linkini de ben oluşturup, gönderirim. Müşterim şaşkınlığını üzerinden atamamış bir şekilde yarım saat sonra konsolosluk binasındadır, bir saat geçmeden tüm işleri hallolmuş olarak bana whatsapp üzerinden bir teşekkür mesajı bırakır.

Yani demem o ki, maille teklif almayı veya bize doğru gelmeyi bırakın, sadece Ollang’leyin, mis gibi olsun 

Bu arada bahsi geçen müşterimiz eğer blogumuzu okuyor ve bizi takip etmeye devam ediyorsa, bana hayatımın ilk Türkçe metnini yazma ilhamını verdiği için sonsuz teşekkür ederim. Kahve içmeye her zaman “bize” doğru bekleriz, iş için ise Ollang’e bekleriz. Herkese duyurulur….

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir