Yerelleştirme kavramı, bir ürün veya içeriğin; belirli bir yöreye uyarlanması işlemidir. Yerelleştirme çevirisi, yerelleştirme işleminin içerik ile ilgili kısmını ilgilendirmektedir. İçeriğin; belirli bir coğrafya veya toplum için geçerli dil kurallarına ve kültürel özelliklerine göre uyarlanmasıdır.


Yerelleştirme kavramını, özel veya farklı bir çeviri işi olarak da tanımlayabiliriz. Örneğin, bir roman çevirisi; yerelleştirme çevirisi değildir. Çünkü çevirisi yapılırken romanın; mekan, zaman, kişiler vb. gibi ana unsurları değiştirilmez.

Bir yazılımın yardım metinleri veya teknik bir ürünün kullanım kitapçığı çevirisinden bahsederken; yerelleştirme işlemlerinden de bahsedebiliriz. Örneğin, üretildiği yerde 130V ile çalışmakta olan bir ürün; başka bir ülkede 260V güç ile çalıştırılabilir. Ya da kullanılan bazı ölçü birimleri, farklı olabilir. Bu tür durumlarda, bu ürünün öncelikle kendisi; sonra kullanım kitapçığı değiştirilmelidir. Dolayısıyla, orijinal kitapçığın çevirisi yapılırken; karşınıza çıkacak olan 130V ifadesi, 260V yapılmazsa çeviri hatalı yapılmış ve yerelleştirme yapılmamış olur.


Yerelleştirmenin Amacı Nedir ve En Çok Hangi Alanlarda Tercih Edilir?


Yerelleştirmenin amacı, farklı pazarlarda kullanılan iletişim dilinin; bölgenin kültürü, tarihi ve toplumsal alışkanlıklarına bağlı olarak uyumlandırılmasıdır. Yani, değişkenlikleri en aza indirgemek ve ürün içeriğinin, ilgili kişiler tarafından daha kolay anlaşılır olmasını ve de benimsenmesini sağlamaktır.

Yerelleştirme süreci, genelde; yazılım, oyunlar veya internet siteleri için yapılacak çeviri işlemleri ile çeviriyi takip eden kültürel uyarlama süreçleridir. Bunun yanında; dublaj, altyazı, ses kaydı vb. gibi diğer multimedya içeriklerin de uyarlanmasında; yerelleştirme tekniklerinden faydalanılmaktadır.


Yerelleştirme ve Çeviri İlişkisi


Yerelleştirme, uygulama yöntemi açısından; çeviri ya da tercümeden farklıdır. Çünkü yerelleştirme işlemlerinde, ürünü yerel ihtiyaçlara göre uyarlayabilmek için; hedef kültür, kapsamlı olarak araştırılır ve de incelenir.

Yerelleştirme çevirilerinin büyük bir çoğunluğu, temel olarak bir ürüne bağlıdır. Bu yüzden, “yerelleştirme” adı altında yapılan çevirilerin aslında bir nevi; üretimin ve sanayinin bir parçası olarak düşünülmesi gerekir. İşin içine ürün ve sanayi girdiği zaman, doğal olarak; bir iş süreci ve de kalitesi gündeme gelir. Bu da, yapılacak çeviri işleminin; gerektiğinde birden çok çevirmen kullanılarak yapılmasını gerektirebilmektedir.

Birden çok çevirmenin yer aldığı ortak bir çeviri projesinde, ortak bir terminoloji oluşturmak gerekir. Ortak terminoloji ve de üslubu oluşturmak ise, farklı bir bilgi birikimi veya deneyimi gerektirmektedir. Bunun yanında, söz konusu hizmet projesinde yer alan tüm bireyler; farklı bir “iletişim” bilincine sahip olmalıdır. Bu bilinç olmadığı takdirde, söz konusu projenin başarılı olma ihtimali de; son derece düşük olacaktır.

Üniversitelerdeki akademik eğitimler, bireysel çeviri kuramları esas alınarak verilir. Dolayısıyla, yerelleştirme yapacak olan çevirmenlerin; akademik eğitime ek olarak yerelleştirme işine hakimiyeti şarttır. Çevirmenlerin, süreç içerisinde kullanılan bilgisayar yazılımları ile proje bilgisi hakkında da bilgi ve deneyime ihtiyaçları vardır.


İçinde Bulunduğumuz Dönemde Yerelleştirme ve Çeviri Hizmetlerinin Durumu


Günümüze dek çevirmenler, söz konusu deneyimi; yerelleştirme yapan işletmelerde çalışarak ve zaman içinde doğal olarak kazanmaktaydı. Fakat maalesef, bu doğal eğitim; belli bir planlama ve de düzen içinde olmadığından, uzmanlaşmak oldukça ciddi bir süreç gerektirmektedir. Yerelleştirme, özellikle de İnternet’in yaygınlaşmasından ve bunun neticesinde iletişimin ve uluslararası ticaretin artmasından sonra; oldukça önem kazanmıştır.

Günümüzde, yerelleştirme ve çeviri dengesinin öneminin anlaşıldığını göz önüne alırsak; çevirilerde kalite önemlidir. Türkiye’de gerçek anlamda yerelleştirme yapabilecek işletme sayısı, oldukça azdır. Yerelleştirmede deneyimli çevirmenlerin sayısı ise, sadece yüzler ile ifade edilebilmektedir. Buna karşılık, uluslararası ticaretin artması ve de sanayinin gelişmesiyle birlikte; sektördeki çevirmen ihtiyacının binlerce hatta on binlerce olduğu da açıktır.