Bu yazıda dil içi açıklamalı alt yazı (closed-captioning) ile diller arası alt yazı çevirisi (subtitling) arasındaki farkları ele alıyoruz. Günümüz medya dünyasında her video üreticisi ve hevesli yönetmen bu ikisi arasındaki farkı da hangisini kullanacaklarını da iyi bilmeli.

Facebook videolarının %85’inin sessiz bir şekilde izlendiği gerçeği pek de şaşırtıcı olmasa gerek. Toplu taşıma araçlarında, başınızı kaldırıp bakarsanız insanların telefondaki içeriklere kafasını gömdüğünü görebilirsiniz. Evden çalıştığımız, öğrendiğimiz ve sosyalleştiğimiz COVID-19 pandemisi döneminde sessizde izlenebilen içerikler için talep daha da arttı. Pandemi geride kaldı ama bu trend hâlâ güçlü bir şekilde yerini koruyor. Dünya genelinde işitme zorluğu yaşayan 466 milyon kişi olduğu ise bir diğer gerçek. Yani, dünya üzerindeki her 20 kişiden biri - Amerika’nın ve Meksika’nın güncel nüfusundan daha fazla sayıda insan - işitme güçlüğü çekiyor.

Dil içi açıklamalı alt yazı ve diller arası alt yazıyla, seyircinin içerikle daha uzun süre etkileşimde kalmasını sağlamak mümkün. Sessizde izleme olanağı sunan video alt yazıları, izleyenlerin ilgisini çekiyor ve izlenme süresini artırıyor. Duyma güçlüğü çeken veya işitme engelli insanların da aralarında olduğu izleyicileriniz videonuza ulaşabiliyor. Aslında, alt yazılı videolar, %80 daha fazla sonuna kadar izleniyor.

pasted image 0.png

Diller arası alt yazı tam olarak ne anlama geliyor?

Yabancı dildeki bir filmi izlemek veya bir karakterin şivesinden dolayı konuşulanları anlamada zorluk çektiğinizde alt yazılardan yararlanırsınız. Alt yazılar, karakterlerin konuşmalarının ekranda yazıya dökülmüş hali. Bu da bir sözcüğün, cümlenin ya da cümlenin bir kısmının anlaşılmaması durumunda izleyiciye kolaylık sağlıyor.

Alt yazılar sayesinde dil engeline takılmayan içerikler global izleyiciye daha sorunsuz ulaşabiliyor. Gangubai Kathiawadi gibi filmler ve Hotel Del Luna gibi Kore dizileri, izleyicilerin dikkatini bu sayede çekti ve yerel medyası güçlü olan ülkelerde bile yabancı popüler kültüre yönelme eğilimi yarattı Hatta pek çok insan alt yazıları Korece, Hintçe, Mandarin gibi yabancı dilleri öğrenmenin bir yolu olarak görüp yabancı filmleri daha fazla izlemeye başladı. Uluslararası ortamda Mandarin dili, İngilizce ile yarışıyor. Araştırmalara göre alt yazılar, kelime haznenizi ve anlama kapasitenizi geliştirmenize de yardımcı oluyor. Artık daha fazla insan alt yazılara güveniyor.

  • Dil İçi Açıklamalı Alt Yazılara Neden İhtiyacımız Var?

Dil içi ayrıntılı alt yazılar, diller arasında yapılandan farklılık gösteriyor. Ve dil içi açıklamalı alt yazıların kendi içinde iki türü var. Biri (open captions) videoya ekranda sürekli görünecek şekilde entegre edilir ve seyirci kendi isteğiyle alt yazıyı kapatamaz. İkinci tür ise (closed-captions) izleyicinin istediği zaman açıp kapatabildiği alt yazılara benzer ve videoda konuşan kişinin söylediklerini ve arka plandaki seslerin tanımını kapsayan ayrıntı içeren alt yazılardır.

Dil İçi Açıklamalı Alt Yazı ile Diller Arası Alt Yazının Önemli Farkları

Farklı dildeki içeriği anlayamayan izleyicilerin tercih ettiği diller arası alt yazıların aksine, dil içi açıklamalı alt yazılar videodaki sesin tamamının duyulamadığı durumlar için sunulur. Ayrıntılı alt yazılar; karakterin konuşmasının, hangi karakterin konuştuğunun ve diğer tüm detayların olduğu her sözcüğü ve sesi kapsar. Bir diğer yandan, diller arası alt yazı, izleyicilerin sesleri duyabildiklerini ama konuşmaların farklı dilde yapıldığından içeriği anlayamadıklarını varsayarak hazırlanır. Sadece sesin dinlenmesiyle hangi karakterin konuştuğu anlaşılabiliyordur ve arka plan seslerinin veya kimin konuştuğunun belirtilmesine gerek kalmaz.

Önemli faydaları olmakla birlikte dil içi açıklamalı alt yazılar, zaman zaman tartışmalara sebep olabiliyor. İzleme zevkini azalttığını ve yabancılaştırıcı bir etki yarattığını savunanlar var. Çalışmalar, düzenli bir şekilde alt yazı okumanın sadece beyninizin alt yazılara alışmasına yardım etmekle kalmadığını aynı zamanda da okuryazarlığımızı arttırdığını gösterse bile bazı insanlar alt yazılara alışamıyor. Ollang olarak bizler, her iki alt yazı türünün de medyayı daha ulaşılabilir kılmada ve bir filmi izleyiciye istediği gibi sunmada vazgeçilmez olduğuna inanıyoruz. Özellikle dil içi açıklamalı alt yazılar, duyma güçlüğü gibi engeli olan insanlar için yeni bir imkân sağlıyor, detayları kaçırmadan her anı hissedebilmelerine yardım ediyor.

pasted image 0.jpg

Ayrıntılı Alt Yazılar ve Diller Arası Alt Yazılar Farklı Sebeplerle Tercih Ediliyor

ABD’nin Ulusal İşitme Engelliler Derneği (NAD)’nin açıklamasına bakalım: “İçeriğe eşit ulaşım, eşit katılımcılık ve duyma engeli ya da güçlüğü olan kişilerle etkili iletişim için sivil haklar yasaları gereğince ayrımcılık yasaklanmıştır ve pek çok kurum bu doğrultuda içeriklerine alt yazı eklemek zorundadır.”

Sesi başka bir dile çevirmek için alt yazılar gereklidir. Konuşmacının belirtilmesi, ses efektlerinin ve diğer konuşma dışı unsurların gözetilmesinin yanı sıra alt yazı metni ve video sesi arasında senkronizasyon sağlanmalıdır. Diller arası alt yazılar, yabancı yapımları anlamamızı sağlarken dil içi açıklamalı alt yazılarda konuşmacının kim olduğu ayrıca belirtilir. Video izlenirken ses efektleri ve konuşma dışı sesler vardır, bunlar da metin ile yazıya dökülür. Ayrıntılı alt yazılar duymada güçlük çeken kişiler için elzemdir çünkü bu sayede “engelleri” aşmaları sağlanır.

Belirtilen bazı görüşlerin aksine, veriler, Z kuşağının dil içi açıklamalı alt yazıları daha fazla kullandığını gösteriyor. Bu alt yazılar, ADHD ve otizm gibi rahatsızlıkları olan kişilerin içeriğe odaklanabilmesine ve konuşulanı hatırlamasına yardımcı oluyor. Ayrıca, benzer bir engeli olmayan kişiler de alt yazılardan bir öğrenme aracı olarak yararlanıyor.