İçerik üreticisi veya içerik dağıtıcısı olduğunuzu varsayalım. Hâlâ içeriğinizi yerelleştirmek ve uluslararası içerik pazarlarına ulaştırmak konusunda kararsız mısınız? Karar vermenize yardımcı olalım. Küresel medyada başarılı olmak için film ya da dizilerinizi alt yazı ve dublaj teknikleriyle farklı dillerde sunmak geniş bir dünyanın kapılarını açacak.
İzledikleri içeriklerle etkileşim şekilleri üzerinde daha fazla söz sahibi olan yeni bir izleyici kitlesi doğmakta. Bunun ardındaki üç ana maddeden sonraki bölümlerde kısaca söz edeceğiz.
- Video/Dijital içerikler sunan platformların artışı
- “Dublaj karşıtı” ülkelere dublajlı içeriklerin girmesi
- Çeviri ve yerelleştirme sektöründeki teknolojik gelişmeler.
Daha sonraki kısımda tartışacaklarımız ise:
- Projeniz için doğru yerelleştirme stratejisini seçmek
- Adım atmadan önce durumunuzu analiz etmek
- Odak: Fransa medyası ve yayın ekosistemi.
1. KISIM
- Video/Dijital içerikler Sunan Platformların Artışı
Yerelleştirme sektörünün uzmanları dijital içerik artışındaki patlamanın medyaya yeni bir soluk getirdiğini düşünüyor. Aslan payını almak için özellikle video yayıncıları ve platformlar (video streaming platforms) arasında kıyasıya bir rekabet var. Söz konusu yayıncı ve platformlar arttıkça seçenekler çoğalıyor ve izleyicilerin belli bir platforma olan üyeliklerini terk edip daha cazip fırsatlar sunan platformlara geçiş yaptıklarını görüyoruz. Diğer bir ifadeyle, video yayıncılarının kaydettiği “müşteri erime oranı” (churn rate) yükseliyor. Sonuç olarak hizmet sağlayanlar, izleyicilerini ellerinde tutmak için farklı yollar arıyorlar.
Netflix gibi büyük yayın platformları için yerel dilde programlar ve filmler yapmak bu tür girişimlerin merkezinde yer alıyor. Bu şirketler içerik haznelerini sadece konu ve tür açısından çeşitlendirmekle kalmayıp aynı zamanda İngilizce dışındaki dillerde de içerik üreterek hem İngilizce konuşulan kitlelere hem de diğer dillere hitap etmeye büyük önem veriyor. Dublajın, “dublaj karşıtı ülkeler” olarak bilinen ekosistemlere girmesini kolaylaştıran tam da bu hamleler.
- “Dublaj karşıtı” Ülkelere Dublajlı İçeriklerin Girmesi
Fransa ve Almanya gibi dublajı tercih etmeleriyle bilinen bazı ülkeler var. Diğer yandan, ABD'de olduğu gibi, dublaj geleneğinin henüz oluşmadığı ülkeler de var. Fakat durumlar değişiyor. Netflix, ABD dışında oluşturulan içeriklere yatırım yapıyor ve bazıları büyük ilgi çekiyor. İspanyolca olarak çekilen orijinal Netflix yapımı “La Casa de Papel”i veya Güney Kore dizisi “Squid Game”i hatırlayalım. Netflix, yüksek izlenmelerin kaydedildiği bu programlardan cesaret alarak hemen hemen tüm "yabancı" orijinal içerikler için İngilizceye dublaj yapmaya başladı.
Bu alandaki tek söz sahibi Netflix değil. Disney+, HBO Max ve Paramount+ gibi platformların zengin bir içerik kataloğu bulunmakta. Dolayısıyla, binlerce saatlik film ve dizilerin hedef ülkelerdeki izleyicilerin alışkanlıklarını dikkate alarak yerelleştirilmesi ihtiyacı doğuyor.
- Çeviri Ve Yerelleştirme Sektöründeki Teknolojik Gelişmeler
Birden fazla dilde içerik yaratma talebinin artmasıyla yerelleştirme hizmeti verenlerin ve çevirmenlerin omuzlarındaki yükler ağırlaşıyor. Gelişmiş makine çevirisi desteği ve iş akışlarını kolaylaştıracak araçlar olmadan tüm sorumluluğu çevirmenlerin ve dublaj sanatçılarının almasını beklemek pek gerçekçi değil Bu yüzden, dublaj, farklı dillerde alt yazı (subtitling) ve dil içi açıklamalı alt yazı (closed-captioning) süreçlerinde iş akışını daha yönetilebilir kılmak yapay zekaya (AI) yönelimler arttı. Global video yayıncılığının 2030 yılına kadar 330 milyar ABD dolarına ulaşması öngörülüyor. Yapay zekâdan yararlanan teknolojilerin dublaj ve alt yazıda kullanılması ve üretilen hedef içeriklerin çevirmenler, dublaj sanatçıları ve dil uzmanları tarafından sürekli kontrol edilip doğruluğunun sağlanmasıyla dijital içeriği farklı dillere daha hızlı şekilde adapte edebiliriz. Yerelleştirme dünyasının bulunduğu darboğaza çare sunabiliriz.
2. KISIM
- Projeniz İçin Doğru Yerelleştirme Stratejisini Seçmek
Multimedya açısından yabancı dil yerelleştirmesi; alt yazı, dublaj (dudak senkronizasyonu olarak da bilinmekte), seslendirme ve canlı simultane çeviri gibi bir dizi yöntemi ifade eder. Sesli ve görsel yerelleştirme söz konusu olduğunda, en yaygın kullanılan yöntemler farklı dillerde alt yazı çevirisi ve dublajdır. Çevirinin bu sürecin sadece bir parçası olduğunu not etmekte fayda var. Dublaj ve alt yazı, bir sözcük dizesini bir dilden diğerine çevirmekten daha fazla çaba gerektiriyor. Genellikle filmler ve programlar; söz konusu ülkenin tarihine, kültürüne, değer ve yaşam biçimlerine atıflar yapar. Bu atıfları ve benzer nüansları olabildiğince doğru ve yeni izleyici kitlesi açısından ilgi uyandıracak şekilde hedef dile yansıtmak için çevirmenler, kaynak dilin kültürünü ve ağız/lehçe özelliklerini bilmeliler.
- Adım Atmadan Önce Durumunuzu Analiz Etmek
Belirli bir izleyici kitlesi için üretilmiş prodüksiyonlarınızdan birini farklı bir izleyici kitlesi için yeni bir dile adapte etmeye yani yerelleştirmeye karar verdiniz diyelim. Fransızca konuşan seyircilere hitap ettiğinizi varsayalım. İçeriğinizi hedef kitlede mümkün olan en fazla insana ulaştırmak ve onların izlediklerinden keyif almalarını sağlamak için nasıl bir yerelleştirme süreci izlenmeli?
Başka stratejilerin yanı sıra, farklı dilleri konuşan kişilerin görsel-işitsel içeriklere erişebilmeleri çoğunlukla alt yazı ve dublajla sağlanır. Peki ama hangisi? Hedef kitlenin izleme ve içerik tüketme alışkanlarını dikkate almamız gerek. Alt yazıdan ziyade dublajlı film ve dizileri mi tercih ediyorlar? Öyleyse bunun nedeni nedir? İzleyicileri her biri aynı alışkanlıklara ve zevklere sahip tek bir kitle olarak düşünmek de doğru değil. Aralarından kimisi alt yazı çevirisini kimisi dublajı tercih etmek isteyecektir. Memnun kalacakları bir izleme deneyimi yaşamaları için içeriğinize hem alt yazı hem dublaj seçenekleri eklemeye değmez mi?
Mevcut kaynaklarınız tek bir yöntemle başlamanıza izin veriyorsa, hedef kitlede görülen baskın eğilimleri gözlemlemek ve bu yönde adımlar atmak sizi en doğru karara götürür.
- Odak: Fransa Medyası Ve Yayın Ekosistemi
Bu makalenin geri kalanında, küreselde yayınlanan rapor, araştırma ve analizlerden derlenen istatistikleri ve bulguları göreceksiniz.
Sadece içerik dağıtımcıları değil, aynı zamanda çevirmenler, öğrenciler ve akademisyenler gibi bireyler ve tabii ki izleyiciler de Fransa örneğinden faydalanabilirler. Bu şekilde yerelleştirme endüstrisinde karar verme süreçlerini etkileyen faktörler hakkında fikir edinebilirler.

1. Coğrafya: Frankofon eğilimler
Fransa, tıpkı İspanya ve Almanya örneklerinde olduğu gibi alt yazıdan ziyade dublajlı film ve yapımları izlemeye alışkındır. Bunda, Hollywood’un başlıca yöntem olarak yıllardır dublajı kullanıyor olması ve yerel içeriklerin hakim olduğu, yabancı yapımlara görece mesafeli izleyicinin beklentilerini dublajla karşılaması etkili olmuştur.
Parrot Analytics 2017 yılında gerçekleştirdiği bir analizde Fransa'da yabancı yapımların en yoğun olarak hangi ülkelerden geldiğini araştırdı ve beş ülkenin ismine ulaştı. Fransa medyasındaki yerel yapımların oranıyla karşılaştırıldığında, ABD menşei filmler %37,1’lik payla ilk sıradaydı. ABD’yi %36.8 ile Japon yapımı programlara olan talep izledi. Listenin gerisinde sırasıyla İtalya, Kanada ve Norveç yer aldı. Peki, Fransız yapımı içeriklere ilgi özellikle hangi ülkelerden geliyordu? Afrika’nın %18,1 ile ilk sırada yer aldığı ve ikinci olarak Avrupa’nın %15,9’luk bir paya sahip olduğu sonucuna ulaşıldı.
Nasıl yorumlayalım? Fransa medyasında Frankofon eğilimlerin sürdüğünü söyleyebiliriz. Yabancı yapımların bu ortamda ülkede yeterince ilgi görmemesi aslında Fransa’nın henüz “doymamış” bir içerik pazarı olduğunu ve keşfedilmeyi/keşfetmeyi beklediğini gösteriyor. Lokalizasyon hizmetleri sunan küresel medya yazılım şirketleri, Fransız yapımı içerikleri dünyaya yaymak ve doğru stratejileri kullanarak farklı ülkelerden film ve şovları da Fransızca konuşan izleyicilere ulaştırmak noktasında önemli rol oynuyor.
2. Vergi düzenlemeleri ve değişen alışkanlıklar
Parrot Analytics'in söz konusu çalışmasından bu yana hayatımızı alaşağı eden, eşi benzeri görülmemiş olaylar yaşadık. Covid-19 salgınının dünyayı etkisi altına aldığı ve insanları evlerinde kalmaya zorlandığı aylarda dijital içerik yayın platformları ve sosyal medya kanalları dünyayla bağlantıda kalmamızı sağladı. İçerik üreticileri, çalışmalarını tamamen kesmedi belki ama yeni programlar çekmektense mevcut içeriklerini farklı platformlar ve yerlerde yeniden kullanmak üzere yaratıcı çözümler aramaya koyuldu. Bu açıdan, pandemi, yerelleştirme sektörü için altın bir fırsattı. “Uluslararası yapımlara karşı dirençli” olduğu düşünülen Fransa'da bile düşünce yapısı yavaş yavaş değişmeye başladı.
Uluslararası programları desteklemek amacıyla Fransız hükümeti tarafından başlatılan vergi indirimi (TRIP)’nin, Fransız televizyonuna yapılan uluslararası harcamaları büyük oranda arttırdığına inanılıyor. Buna göre, 2021 yılı harcamaları bir yıl öncesine kıyasla %38,8 oranında yükseldi.
Unifrance'ın yıllık raporuna göre Almanya ve Avusturya, Fransız program pazarında zirvede olmaya devam ediyor ve bunu sırasıyla İngiltere, İtalya ve ABD izliyor.
Nasıl yorumlayalım? Pandemi gibi olaylar toplumları ve bakış açılarını değiştirir. Video içerik platformlarının ve sosyal medyanın yayılmasıyla hem kuruluşlar hem de bireyler diğer kültürlerdeki değerli yapımları ve içerikleri daha kolay keşfediyor. Fransız medyasının kazandığı yeni ivmeyi kaçırmamak önemli. TV yayıncıları ve dijital içerik platformları, yabancı yapımları Fransa medyasına ulaştırmak ve bir taraftan da Fransa'dan değerli yapımları küresel izleyiciyle tanıştırmak için ortaklıklar kurabilir. Bunun yolu, bir dildeki içeriği alt yazıyla ve dublajla hedef dillerde yerelleştirmektir.
Geleceğe dönük düşünen şirketler, mevcut içerikleriyle küresel kitlelere ulaşmanın avantajlarından faydalanmayı çoktan öğrendi diyebiliriz. Fransız belgesel yapım şirketi W4TCH tv, tarihi belgesellerini İngilizce konuşan topluluklarla buluşturmak için dublajı tercih etti. [Ollang olarak sunduğumuz yapay zeka dublajı](TÜRKÇE USE CASE LİNKİ EKLENECEK) Fransız şirketin medyadaki yerini genişletti.
3. Fransa Medyasına Genel Bakış

- 2021'te medyada geçirilen süre: Geleneksel medya Fransa’da daha fazla tercih ediliyor. İzleyiciler, günde 5 saat 55 dakikalarını geleneksel medya içerikleri için, 4 saat 32 dakikalarını da dijital medya için harcadı.
- Başlıca TV yayıncıları: TF1 ve Fransa Télévisions
- Bağımsız yapım şirketleri: Gaumont, StudioCanal, Films du Kiosque vb.
- Global video içerik platformları: Netflix, Disney, Amazon Prime, Apple TV+
- Fransız programların üyelik modeline dayanan video içerik yayıncılığındaki (SVOD) payı: 2021 yılı için küreselde %1,5 (900 Fransız yapımı hariç).
Son Gelişmeler:
- Avrupa Görsel-İşitsel Medya Hizmeti direktifi Fransız yasalarına uygulandı. Dolayısıyla, bundan sonra uluslararası SVOD platformları Fransız medyasından kazandığı gelirin %20'sini ülkedeki içerik üretimine yatırmak zorunda.
- Yukarıda bahsettiğimiz TRIP girişimi, Fransız içeriklerine uluslararası medyadan harcama yapılmasını teşvik ediyor. TV yayıncıları, dijital içerik platformları ve yerelleştirme şirketleri güçlü ortaklıklar kurarak medyayı daha canlı tutabilir ve farklı kültürler arasındaki alışverişi güçlendirebilir.
Özetle:

Gittikçe daha fazla dijital içerik üretiliyor ve görsel-işitsel medyanın kazandığı bu ivmenin yavaşlayacağını öngörmüyoruz. Dolayısıyla, dünya çapında üretilen yerel içerikler arttıkça ülkeler sınırlarının dışına çıkacak ve farklı dillerdeki yapımları medyalarına taşırken kendi içeriklerini de yeni izleyicilerle buluşturacak. Fransa ve ABD gibi bazı ülkelerde yabancı yapımlara yönelik direncin, doğru yerelleştirme yöntemini seçerek kolayca aşılabileceğini söyleyelim. Hedef pazarın temel dinamiklerini, izlenme eğilimlerini ve izleyicinin alışkanlıklarındaki değişiklikleri saptayarak başarılı sonuçlar doğuracak stratejiler belirleyebiliriz.
Yapbozun hangi parçası eksik kaldı? Projelerinizi güvenle teslim edeceğiniz bir medya yerelleştirme yazılımı şirketi bulmak. Çevirmenlerin üzerindeki talep yükü, uluslararası içeriklerin patlama yapması ile paralel bir şekilde arttı. Neyse ki teknoloji yardımımıza koşup geldi. Yerelleştirme profesyonelleri, [yapay zekâ ile güçlendirilmiş teknolojilerden yararlanarak](TÜRKÇE İÇERİK LİNKİ EKLENECEK) yenilikçi çözümler sunmalı, içerik yayıncılarının alt yazı ve dublaj projelerinde karşılaştıkları üretim maliyetleri ve uzayan teslim süreleri gibi darboğazları aşmalarına yardımcı olmalı.
